...
x: Ama ben ayrılmak istemiyorum.
y: Sigaran bittiyse kalkalım. çok geç oldu.
x: anlamıyor değilim
ama kaldır şu kül tablasını
doluyken devrilmesin…
...
Antalya 2012
sigaramın dumanı da öfkesi de
acılarımın ötesine kavuşurdu sezdirmeden
hele bir de senin elinden tutuşmuş isem
daha çok dirilemeden
öylece bırakırım kendimi
mecbur musun
anıları konuşturmaya
ervah-ı ezelden beri…
sabaha dönsün artık
kudurmuş gecem…
bakıyorum da
sağlığa değil
geçmişe zararlı imiş meğer
lakin duman-ı hayat
fakat doğrusu ab-ı hayat
anlamıyor değilim
ama kaldır şu kül tablasını
doluyken devrilmesin…
iki bin on iki senesi
unutma beni
ama kaldır şu mevsimini
üşüyor ayrılığım
ıslanıyorum geride bir şey bırakmaksızın
ne şemsiye elime sığıyor
ne yanıbaşımda kalışı
ne de tesellisi
ele avuca geliyor
her yanım yangın yeri
anlamıyor değilim
ama kaldır şu kül tablasını
doluyken devrilmesin…
---
-"Blog sayfanın boynu bükük kalmasın!" çıkışı üzerine, bu şiir paylaşılmıştır.
-Çok istememe rağmen; tembelliğimden ötürü, "2. Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali"ne şiir yollayamadım.
-Sakarya'daki Tüföb Kongresi'ne hazırlığım son hızla sürmekte.
-Sırf Şiirsel Yorum da bu yaz kitaplaşacaktır.
Ayrıca, Kayıp Cümleler Sokağı'nın, bir adet Kayıp Günlük Sayfası(48) elimde bulunuyor. Bu hafta içinde paylaşmayı düşünüyorum. Kendisine aşık olduğum doğru olabilir. Bilmiyorum; emin değilim!
İnsan sevgisi rehberimiz olsun.
Birçok kişi var ki; onlarla bir şeyler paylaşmak aynı zamanda yaşamak...
Her halimden belli değil mi:
çok mutluyum!...

